AB, Çin’den Rusya’ya askeri alanda kullanılan ürünlerin satışını durdurmasını istiyor

Avrupa Birliği (AB) liderleri, Çin’den Rusya-Ukrayna Savaşı’nda Rus ordusunun donatımına destek sağlayabilecek askeri ve sivil ikili kullanım alanı bulunan ürünlerin satışını durdurmasını talep etti.

Avrupa ülkelerinin liderleri, Pekin’de düzenlenen Çin-AB Zirvesi’nde bazı Çinli şirketlerin, Avrupa’da üretilen, ikili kullanım alanı olan ürünleri Rusya’ya satarak Moskova’nın yaptırımları aşmasına yardım ettiğine ilişkin endişelerini dile getirdi.

AB tarafı, Pekin’den Rusya’ya yönelik ambargo kapsamındaki ürünlere erişim sağladıkları gerekçesiyle izlemeye aldığı 13 Çinli şirketin ticari faaliyetlerini kontrol etmesini istedi.

AB Konseyi Başkanı Charles Michel, zirvenin ardından düzenlenen basın toplantısında, yaptırımların aşılmasında rol oynadığı tespit edilen Çinli şirketlerin listesini muhataplarına ilettiklerini belirterek, “Umarız bu konudaki tavrımız anlaşılır ve Çin gereken tedbirleri alır.” dedi.

Michel, tedbir alınmaması halinde “üye ülkelerin daha ileri adımlar atmaya karar verebileceğini” vurguladı.

Ukrayna’nın barış formülüne destek çağrısı

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de Çin’in Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sonlandırılması için daha aktif rol oynamasını beklediklerini belirterek, “Çin’e Rusya üzerindeki nüfuzunu kullanarak bu saldırgan savaşı durdurmaya ikna etmesi ve Ukrayna’nın barış formülüne destek vermesi için çağrımızı yineledik.” ifadesini kullandı.

Rusya’ya öldürücü askeri donanımları sağlamaktan kaçınılması gerektiğini muhataplarına anlattıklarını kaydeden von der Leyen, Moskova’nın AB yaptırımlarını aşmaya yönelik girişimlerinin engellenmesi gerektiğine işaret ettiklerini bildirdi.

Sübvansiyon soruşturması

Çin Başbakanı Li Çiang ile AB Konseyi Başkanı Charles Michel ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in başkanlık ettiği ilk günkü zirve toplantısında Çin ile AB arasındaki ikili ticaretteki dengesizliğe ve her iki tarafın “rekabet dışı” gördüğü pratiklere ilişkin tartışmalar da gündeme geldi.

AB tarafı, bazı sanayi kollarındaki devlet destekleri, kapasite fazlası üretim ve Avrupalı üreticilerin piyasaya erişim konusunda yaşadığı sıkıntılara ilişkin rahatsızlıklarını dile getirdi.

Çin tarafı ise AB’den “riskleri azaltma” yaklaşımı kapsamında uyguladığı kısıtlayıcı ekonomik politikalarında ticareti dengelemeye yönelik tedbirlerinde ihtiyatlı davranmasını, Çinli şirketlere “adil ve ayrımcı olmayan” iş ortamı sağlamasını istedi.

Çin Dışişleri Bakanlığı Avrupa Dairesi Başkanı Vang Lutong, toplantının ardından basına yaptığı açıklamada, muhataplarına AB Komisyonunun Çin’den ithal elektrikli otomobiller hakkında başlattığı sübvansiyon soruşturması ve Çinli şirketlerin 5G altyapısı kurmasını topyekun yasaklamaya yönelik tasarıdan duydukları kaygıyı dile getirdiklerini aktardı.

Vang, sübvansiyon soruşturmasına ilişkin, “Çin’in elektrikli otomobilleri, devlet sübvansiyonuyla değil teknolojik inovasyonlar ve Çinli şirketlerin artan rekabet gücüyle gelişiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Sübvansiyonların tüm dünyada sanayi politikalarının parçası olduğu, AB’nin de sübvansiyonlara yönelik kısıtlamalarını sürekli gevşettiğine dikkati çeken Vang, Birliğin yalnızca otomobil bataryası üretimine yönelik teşviklerinin 6 milyar avroyu bulduğunu hatırlattı.

Vang, güneş panelleri, rüzgar tribünleri, elektrik jeneratörleri gibi sürdürülebilir enerji donanımlarının üretimine dair benzer endişelere ilişkin de “Çin’in yeni enerji sektörü uluslararası bakımdan rekabetçidir ve AB’nin yeşil dönüşümü ile küresel iklim değişikliğiyle mücadelede önemli rol oynayabilir. Umarız AB, ‘kapasite fazlası’ bahanesiyle bu alanda korumacı tedbirlere gitmeyecektir.” şeklinde konuştu.

Kapasite fazlası üretim

AB Komisyonu, ekimde Çin’de elektrikli otomobil üreticilerine yönelik devlet sübvansiyonlarının rekabete etkisine ilişkin soruşturma başlatmıştı.

Çin’de devletin, sübvansiyon, krediler, teşvikler ve vergi muafiyetleriyle desteklediği elektrikli otomobil üretimi hızla büyürken imalattaki kapasite fazlasının diğer pazarlara ihraç edilmesi, dünyanın en büyük üreticilerinin bulunduğu Avrupa’da adil rekabete dair endişelere yol açıyor.

Ancak Avrupa’nın kaygıları, Çin tarafında pek yanıt bulmuyor. Çin Ticaret Bakanlığı, AB’nin soruşturma kararının yeterli delile dayanmadığı ve Dünya Ticaret Örgütünün düzenlemeleriyle uygun olmadığını vurgularken Çin Otomobil Üreticileri Birliği (CAAM) de soruşturmayı “açık bir korumacılık girişimi” olarak niteleyerek küresel sanayi ve tedarik zincirlerine zarar vereceğini savunmuştu.

Yenilenebilir enerji sektörü

Güneş panelleri, rüzgar tribünleri, elektrik jeneratörleri gibi sürdürülebilir enerji donanımlarının üretimine yönelik devlet destekleri de Avrupa açısından benzer sorun alanlarından biri olarak öne çıkıyor.

Dünyadaki güneş panellerinin yaklaşık yüzde 80’i, rüzgar türbinlerinin yüzde 60’ı Çin’de üretiliyor. Çin’in bu alanlarda iç pazardaki talebi aşan ihracatı, Avrupa ile ticarette dengesizliğin yanı sıra Avrupalı üreticilerin küresel rekabette geri kalmasına yol açıyor. AB’nin elektrikli otomobillerin ardından bu alanda da sübvansiyon soruşturmasını değerlendirdiği anlaşılıyor.

Çin ile 27 Avrupa Birliği (AB) ülkesi arasındaki olağan yıllık zirve toplantısı, bu yıl Pekin’de gerçekleştiriliyor. Zirve, 2019’dan bu yana yüz yüze yapılan ilk toplantı olma özelliğini taşıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x